ANA SAYFA - İLETİŞİM - ADANA - HABER - DÜNYA - EĞİTİM - EKONOMİ - MAGAZİN - SAĞLIK - SPOR - FORUM SAYFASI - ANKETLER - FOTOĞRAF GALERİSİ - E-DEVLET - KÜLTÜR & SANAT - DİNİ HAYAT CANIM TÜRKİYEM
   
  Adana Haber Son Dakika
  Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Tuncay Ergene'den anne ve babalara karne uyarısı
 

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Tuncay Ergene'den anne ve babalara karne uyarısı




Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Tuncay Ergene, anne babalara, çocuklarının karne başarısını başka çocuklarla ve özellikle kardeşleriyle asla kıyaslamamaları ve karneyi bir ''övünme'' ya da ''utanma'' nedeni olarak kullanmamalarını tavsiye etti.

Doç. Dr. Ergene, ''karne uyarısı'' olarak nitelendirdiği yazılı açıklamasında, bugün ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin karnelerini alarak ara dönem tatiline başladığını anımsattı.

Bu tatili birçok öğrencinin coşkuyla, karnesinde düşük not bulunan öğrencilerin ise kaygıyla beklediklerini dile getiren Ergene, kaygının nedeninin öncelikle ailelerinin gösterecekleri tepki olduğunu, bazı ailelerin düşük not bulunan karnelere tepkilerinin öğrencilerin kaygılarını doğruladığını belirtti.

Ergene, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ''Karne notlarını ölüm kalım meselesi haline getirmenin ne öğrenciye ne de aileye bir faydası vardır. Anne babalar çocuklarını dünyaya getirme kararını verirken onun yıllar sonra karnesinde düşük not getireceği söylenseydi acaba dünyaya getirmekten vazgeçerler miydi ya da çocukları ateşlendiğinde sabaha kadar başında beklerken ileride karnesinde iyi notlar olmayacağını bilseydiler başında beklemekten vazgeçerler miydi? Şüphesiz bu tür sorulara ailelerin cevapları hiç düşünmeden herhangi bir şey için çocuklarından vazgeçemeyecekleri şeklinde olacaktır.''

Ailelerin çocuklarının ruhsal ve fiziksel olarak zarar görmemeleri için her şeyi yapmaya hazır olduklarını, bu nedenle de çocuklarının karnelerini yorumlarken dikkatli olmaları gerektiğini belirten Ergene, öncelikle karnelerin, öğrencinin ''başarılı'' ya da ''başarısız'' olarak etiketlendiği bir belge olmadığı, öğrencinin bulunduğu eğitim ortamında ondan beklenen bilgi ve beceri alanındaki yeterliliklerinin derecesine ilişkin bir ara değerlendirme olduğunun bilinmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Karnelerin sadece çocuk için değil, öğretmen, okul ve aile için de bir yol gösterici olduğu, çocuğun gelişimiyle ilgili olan herkesin kendisine ''bu yetersizlikleri gidermek için ne yapmalıyız'' sorusunu sorması gerektiğini gösterdiğini kaydeden Ergene, anne babalara karneyi inceledikten sonra, iyi notlar üzerinde durarak, bunlara ilişkin memnuniyetlerini belirtmelerini önerdi.

-''(SEN BENİM İÇİN DEĞERLİSİN) MESAJINI VERİN''-

Doç. Dr. Ergene, anne babaların, çocuklarının karnelerine ilişkin ifadelerini özenle seçmesi gerektiğine işaret ederek, başarılı dersler için ''bu derslerdeki başarın için tebrik ederiz'', başarısının düşük olduğu dersler için de ''bu derslerden de başarılı olmak isterdin mutlaka, bu durum ikinci dönem neler yapmamız gerektiğini bize göstermiş oldu'' şeklinde ifadeler kullanmalarını tavsiye etti.

Ebeveynlere, çocuklarının karneye ilişkin duygularını paylaşmasına fırsat vermelerini öneren Ergene, tehditkar ve kaygıya yol açacak ifade ve tarzlardan kaçınılması gerektiğini belirtti.

Daha az başarılı olunan derslere ilişkin çocuğa nasıl yardımcı olabileceğinin sorulması gerektiğini ifade eden Ergene, şunları kaydetti:

''Unutmayın anne baba olarak çocuğunuza her konuda destek olmak ve yardım etmek sizin görevinizdir. Çocuğunuza 'karnesi nasıl olursa olsun' onu sevdiğinizi ve değer verdiğinizi gerçekçi bir şekilde gösterin. Çocuğunuza her zaman için 'sen benim için değerlisin' mesajını verin. Ancak bunu sözel bir ifade olarak değil, davranışlarınızla da destekleyecek bir şekilde ifade edin. Çocuğunuzun başarısını başka çocuklarla ve özellikle kardeşiyle asla kıyaslamayın.

Çocukluğunuzda rahatsız olduğunuz davranışları çocuğunuza göstermeyin. Unutmayın 'başarılı' bir çocuğa sahip olmaktan daha önemlisi 'sağlıklı ve uyumlu' bir çocuğa sahip olmaktır. Yaşamın devam ediyor olması en büyük armağandır. Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir 'övünme' ya da 'utanma' nedeni olarak kullanmayın. 'Bu karneyle konu komşuya rezil ettin bizi', 'Ben de şöyle göğsümü gere gere çocuğumun karnesini dosta düşmana gösteremeyecek miyim?' gibi ifadeler çocuğun kişiliğini zedeler. Unutmayın, çocuğunuz, sizin için değil öncelikle kendisi için çalışmalıdır. Karneyi çocuğun kişiliğinin bütününe yönelik bir değerlendirme aracı olarak kullanmayınız. Karnenin, çocuğunuzun potansiyelinin ve performansının bir göstergesi olduğunu unutmayınız. Karnesi çok parlak çocuklar ödüllendirilirken, karnesi daha az parlak çocuklar da teşvik edilmelidir. Çocuğa, elde edilen sonuç kadar gösterilen çabanın önemli olduğu mesajı verilmelidir.''

Doç. Dr. Ergene, okullardaki psikolojik danışmanlara, velilerle görüşerek ilgili açıklamaları yapmaları ve onları doğru yönlendirmelerini, bu konuda sıkıntı yaşayan öğrencilere de destek vermelerini önerdi.

Öğretmenlerin, tatilin bir dinlenme süreci olduğu düşünerek, öğrencilere fazla ödev vermemeleri gerektiğini belirten Ergene, öğrencilere ''karnenin kişilik değil, sınavlara yansıyan performanslarının göstergesi olduğu'' uyarısında bulundu. Ergene, karne performansından memnun olmayan öğrencilerden, çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmelerini ve çabalarını artırmalarını istedi.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
 
  Bugün 8 ziyaretçi (37 klik) kişi burdaydı! Feedage Grade A rated View My RSS Channel Adana, haber, son, dakika, adanahaber, sondakika, haberleri, haber, haberler, adanademirspor, adanaspor, adana, adanahaber son dakika